Sayfalar

meşhurların son anları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meşhurların son anları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Mustafa Kemal Atatürk nasıl öldü?

atatürkün ölümü
atatürkün ölümü

Karnından Tenekelerle Su Çıkarılmasına Rağmen Izdırabı Dinmiyordu
MUSTAFA KEMAL NASIL ÖLDÜ?

Prof. Dr. Fissinger, Prof. Marcchionini, Ord. Prof. Dr. Erieh Frank, Prof. Bergmann, Dr. Eppinger, Dr. Chabrol, Dr. Chiray gibi dünya çapındaki doktorların ve Türkiye'deki en meşhur mütehassısların(uzmanların
) bütün ihtimamlarına(özenlerine), çırpınmalarına, didinmelerine rağmen M. Kemal'in hastalığı bir türlü iyileşmemiş, aksine gittikçe daha da ağırlaşmaya başlamıştı. Bilhassa 1937 ve 1938 yıllarında hastalığı daha da şiddetlenmişti.

M. Kemal 20 yaşlarında iken "Bel soğukluğu" hastalığına yakalanmış, bu hastalık sonraki yıllarda zaman zaman nüksetmişti. Derne'de iken de şiddetli bir göz iltihabı geçirmiş, bu hastalık nedeniyle bir gözünde şaşılık kalmıştı (Prof. Dr. Bedii Şehsuvaroğlu. Atatürk'ün Sağlık Hayatı. Hürriyet Yayınları. İstanbul: 1981, s. 8). Daha sonraki yıllarda da böbrek ve kalb rahatsızlığı geçirmişti, ama bu defaki hastalık hiçbirisine benzemiyordu. Doktorlar ne yapsa ızdırabı dinmiyor, bilakis günden güne artıyordu.

Hastalığın seyri
M. Kemal'in "son anlarına dâir zengin bilgi kaynaklan ne yazıkki "sansüre" tâbi tutulmuştur. Prof. Şehsuvaroğlu, 1923'ten son dakikasına kadar kendisine özel hekimlik eden Ord. Prof. Dr. Neş'et Ömer İrdelp'in hatıra bırakabileceği ihtimalinin tek parti devrinin idarecilerini telaşlandırdığını yazmaktadır. Prof. İrdelp bir defasında yurt dışına çıkarken Cumhurbaşkanı İsmet İnönü kendisine şöyle demiştir:"Güle güle git! Fakat senden bir ricam var, katiyyen hatıratını yazma!"


Bunun üzerine Neş'et Ömer Bey, "Hiç niyetim yok" cevabını vermiştir, ama o devirde iktidarı ellerinde bulunduranlar bu cevaptan tatmin olmamış olacaklar ki 1949-50 senelerinde bir hırsızlık süsü verilerek M. Kemal'in özel doktorunun evleri aranmış ve böyle bir hatırat olup olmadığı araştırılmıştır. (a.g.e., s. 6)

M. Kemal'in son anlarında konsultan hekimlerinden Dr. Mehmet Kâmil Berk'in tuttuğu hatıralar da Prof. Neşet Ömer tarafından elinden alınmış, daha sonra bu defter de sırra kadem basmıştır, (a.g.e., s. 6)

İşte bu bakımdandır ki M. Kemal'in son demleriyle ilgili bilgi kaynakları sınırlıdır. Biz bu kaynakların en sağlıklısı olan Prof. Dr. Bedii Şehsuvaroğlu'nun eserinden faydalanarak bu mühim devreye ışık tutmaya çalışacağız.

Yukarıda da kaynak olarak verdiğimiz "Atatürk'ün Sağlık Hayatı" isimli kitabın mevzuumuzu ilgilendiren kısımlarına göz gezdirelim:

1937 senesinde M. Kemal'in en çok şikayetçi olduğu rahatsızlık, vücudunun muhtelif yerlerindeki, bilhassa ayaklarındaki kaşıntıdır. 1937 Ekim'inde bu kaşıntıların müsebbibinin Çankaya köşkündeki "et yiyen cinsinden küçük kırmızı karıncalar" olduğu söylenince, bu defa âdeta bir seferberlik ilan edildi. Genelkurmay zehirli gaz uzmanı Nuri Refet Korur'un tavsiyesi ile köşkün "Cyclon B" denen siyanidrik asit gazıyla dezenfekte edilmesi kararlaştırıldı. Bu zehirli gaz gemilerde farelere karşı da kullanılmaktaydı. Bu bakımdan Yavuz gemisinden uzman bir ekip getirtildi. 7 Şubat 1938 günü işe girişilerek, köşkün bütün pencere ve kapıları zamklı bez ve kağıtlarla kapatılarak gaz geçirmez bir hale getirildi. 48 saat müddetle köşk yoğun bir gaz altında tutuldu, (a.g.e., s. 68)


Bu güne değin en çok tıklanılanlar